4 Eylül 2009 Cuma

ARDA'NIN PASAPORTU


Arda geçen sezon Beşiktaş derbisi öncesi Ntvspor'a gelmişti. Önceleri zaman zaman karşılaşıyorduk ancak ilk kez uzun uzun sohbet etme imkanımız oldu. Fuat Akdağ'ın odasında Ercan Taner , Güntekin Onay , Murat Kosova'nın da yer aldığı sohbette kendisini daha iyi tanıma fırsatı buldum. O'nu bilenlerin vurguladığı gibi oldukça esprili. Ağzından çıkanı kulağı duyan , bilgili , zeki , duygusal ve kendini her konuda geliştirmeye hevesli biri. Ancak son açıklaması beni çok şaşırttı. Türk pasaportuna sahip oyuncuların yurt dışında mağdur olduğunu ve bu yüzden Avrupa'da önemli takımlarda oynama şansına sahip olmadığını söyledi. Arda'nın sözlerine ne yazık ki katılmıyorum. Önünde Nihat Kahveci ve Tugay Kerimoğlu örnekleri varken Türk milli takımının gözbebeğinin böyle düşünmesi üzücü. Türk pasaportuna sahip dünyaca ünlü bilim adamı , yazar , doktor , sanatçı , piyanist , yönetmen var. Peki futbolcu neden olmasın ? Chelsea , Barcelona , Manchester United , Arsenal , Inter , Juventus gibi takımların kadrolarında yer alan futbolcuların hepsi Avrupa vatandaşı mı ? Togo , Kamerun , Güney Kore , Arnavutluk , Mali , İsrail , İran , Bosna Hersek ve daha onlarca yazabileceğim ülke vatandaşı büyük takımlarda oynarken Türk oyuncular mı kabul görmüyor ? İspanya'da Nihat AB statüsünde oynamışken hangi engel var önümüzde ? Faslı , Sırp , Macar , Slovak futbolcuya sahip Liverpool , Tuncay'ı Türk olduğu için mi transfer etmedi ? Arda'nın sözleri 80'li yıllardaki Türkiye'nin zihniyetidir. O yıllarda Avrupa'ya karşı duyulan kompleks kırıntılarının hala var olduğunun göstergesidir. Arda böyle düşünüyorsa diğer futbolcuların kendine güvenmesinin neredeyse imkansız olduğunun belgesidir. Son 2 yılda aşama kaydetmiş olan Arda sadece Türkiye liginde değil Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Şampiyonası'nda da forma giydi. Yani Avrupa'nın büyük kulüplerinin O'nu izlememesi için ortada neden yoktu. Durum böyleyken hala teklif gelmemesini Türk pasaportuna bağlamak sadece palavradır. Oysa , Arda bu sözleri söylerken arkasındaki reklam panosundaki slogan gözüme takılmıştı : Farkı sen yarat !

26 yorum:

Adsız dedi ki...

Avrupa'daki dev kulüpler futbol anlamında gelişmemiş bir ülkeden neden oyuncu almak istesin?Sonuçta Togo'nun Adeboyor'u, Kamerun'un Eto'o'su, Arnavutluk'un Cana'sı, Mali'nin Kanoute'si, İsrail'in Benayoun'u, Güney Kore'nin Park'ı ve daha niceleri..Peki Türkiye?Blackburn'lü Tugay.Tugay'ı ya da Blacburn'ü küçümsediğimden değil ama hepsinin dev kulüplerden birinde kendi yetiştirdiği bir oyuncu varken bizim yok maalesef.Nedeni belli:Özkaynak düzeni.

cemil dedi ki...

pek çok afrika kökenli oyuncu göçmen ailelerden geliyor ve böylelikle çift pasaportlu olup yabancı kontejanında yer tutmuyorlar

Alamet-i Fa®ika dedi ki...

Bana göre transfer olarak "zirve" yapmış bir Rüştü ve - Fatih Terim katkılı da olsa - Ümit Davala var, onların da sonu malum... Bu iki örneğin dışında, bu bağlamda "referans" diyebileceğimiz bir transfer yok. Hoş bu da "kötü referans" olarak algılandı ya, neyse!

Nihat, Tugay, bunlar avrupada isim yapmış futbolcular ama oynadıkları takımlar - küçümsemek gibi olmasın - bir Barca, Manu değildi. Bu açıdan, şu anda avrupada "adam gibi" top oynayan bir Hamit var. O da Alman altyapısının ürünü. Yani yine mesele dönüyor, dolaşıyor, "Türk futbolu" markasına geliyor. İşte o markayı "yaratacak" bir transfere ihtiyacımız var. Belki Arda'nın transferi ve göstereceği performans buna öncülük eder. Saygılarımla...

Karamurat dedi ki...

Yanılmıyorsam Arda kendisine Türk oyuncuların geneli için sorulan soruya bu şekilde cevap veriyor. Yoksa kendisi şu anda gitmek istese en büyükler olmasa da baş altı takımlara rahatlıkla gidebilecek bir oyuncudur. Kendisi için de böyle düşünüyordur zaten.

Futbolcuların genelinde kısmen bu durum var ama. Portekizli olursan, ya da hollandalı daha kolay kabul görüyorlar büyük kulüplerde.

Adsız dedi ki...

Arda'nın soylemeye çalıştığı büyük kulüpler bir türk futbolcu için yüksek bonservis parası ödemeyi göze almıyorlar. Tuncay, Emre, Okan, Tugay gibi oyuncular kulüplerine bonservis ödenmeden yurtdışına gidebilen futbolculardır. Nihat ın gittiği takım da bir barcelona bir real madrid , bir ath. madrid degildi, betis idi.

Kısacası Manu veya Chelsea gelip türkiyeden bir oyuncuya 15-20 M £ vermez, bunu anlatmaya çalışmış

ÖZCAN YAZICI dedi ki...

Arda'nın açıklamalarının arasında bir cümle dikkat çekiciydi. Kanımca bu cümlesi "pasaport" ve "Türk olmak" vurgularının arasında kaynayıp gitti. O cümle şuydu:

"Altyapımızın biraz daha eksik olması büyük bir eksiklik gibi gözüküyor."

Bir gün önce ise Arda'nın Teknik Direktörü Frank Rijkaard'ın geniş bir açıklaması basına yansımıştı. O açıklamalar içinde de bir cümle dikkat çekiciydi:

"Sizde her şeyden biraz var ama hiçbir şey tam değil. Yürekten oynayan futbolcu çok ama bu bazen aklı devre dışı bırakıyor."

Şimdi Arda'yla Rijkaard'ın cümlelerini bir araya getirdiğinizde milli futbolcunun dertlendiği "pasaport" ve "Türk olmanın" ne kadar inandırıcı olduğu ortaya çıkıyor.

kutay dedi ki...

arda'nın pasaportu denince aklıma arda'nın 20 yaşına gelmeden 3 pasaport eskittiği rivayeti geldi.. yurtdışına o kadar çok çıkmışki, henüz altyapıdayken pasaportlar bitmiş..

Göktuğ İÇTEN dedi ki...

Ne yazık ki yorumlarınıza katılamıyorum. Ardanın tek 'yanlış' diyebileceğimiz noktası, bunları söylerken vurguyu yanlış yere yapmasıdır. Günü geldiğinde Arda o büyük kluplerin birinde zaten oynayacaktır. Fakat Türk olması böylelikle AB dışından ve yabancı kontenjanından olması sebebiyle transferde önceliğini kaybettiği gerçeğini değiştirmez.

mre dedi ki...

Ersin bey hiç katılmıyorum. Birincisi verdiğiniz Nihat örneği ekstrem bir örnek. Toshack olmasaydı Nihat'ı daha Beşiktaş'ta kendini ispat etmeden kimse 5 milyon dolar vermezdi. Ondan sonrasını Nihat kendi başardı orası ayrı. Tugay ise (çok büyük bir paraya gitmedi bildiğim kadarıyla) ve yine referansı vardı. Tıpkı Baliç gibi, Ümit Davala gibi. Diğer transfer olan arkadaşların hemen hepsi de free transferler. Arda şimdi free olsa tabiki dünya kadar talibi olur. Oradan bakıldığında hala uyum sorunu yaşayan, kültür ve sosyal hayatı farklı insanların ülkesiyiz. Ayrıca oyuncularımız gerek bonservis gerekse de yıllık ücret anlamında pahalı. Elit kulüpler dışında bu paraları verebilecek takım yok. Hepsini alt alta koyduğumuzda Arda'nın söyledikleri gayet mantıklı oluyor. Ne kadar balon Brezilyalıların ne paralara transfer olduğunu bilirsiniz. Nasıl onların pasaport avantajı varsa bizimkilerin de dezavantajı var. Arda o konuşmada çok önemli bir şey söyledi "benimle küçük yaş gruplarında beraber oynayan yabancı futbolcuların hemen hepsi Avrupa'nın büyük kulüplerine transfer oldu ve oynuyorlar." Bu isimlerin kimler olduğunu az çok hepimiz biliyoruz ve yetenek açısından Arda'nın onlardan eksik olmadığı malum. Son olarak Drenthe Davut olsaydı Real Madrid'in formasını ancak Adidas mağazalarında görebilirdi.

Can dedi ki...

Bu konuya bende katılamayacağım.Bu küçük düşünmek değil biraz realist olmak.Geçenlerde Türk menajerler futbolcuların ederinden bahsetmişlerdi. Astronomik rakamla yurt dışına transfer olmalarının oldukça zor olduğunu söylemişlerdi.Kendi yanlışlarını göz ardı ettiğimizde, bana göre Sergen ile beraber bu ülkenin yetiştirdiği en iyi futbolcudur Arda Turan. Saydığınız özellikleri Sergen'in de önüne atıyor onu. Luka Modric'in 30 milyon Euro'ya transfer olduğu sene, ondan daha iyi performans gösteren Arda için resmi teklif olmadığını söyledi Galatasaray yönetimi. Daha azı mı Arda? Hiç sanmıyorum. Mevcut şartlar içerisinde-şişmiş transfer piyasası- Totenham'ın teklif ettiği söylenen 18 milyon Euro bile az gözüküyor gözüme.Ama söylendiği gibi daha fazlası da verilmiyor bizim oyuncularımıza.
Bunda temel etkenlerden biri altyapı. Oyun bilgilerinin ne kadar az olduğunu, gelişime açık olmayanların yeteneklerine rağmen kaybolduklarını görüyoruz. Arda gelişime açık olduğunu bu yıl gösterdiği değişimle belli etti. Ama bizi şaşırtan bu gelişim, bilgi eksikliğininde bir göstergesi. Oyununu bir anda bu kadar değiştirmesi bunu açıkça ortaya koyuyor.
Bir diğer problem yetersiz eğitim. İspanyol bir arkadaşım Rüştü ile Nihat'a İspanyolların bakışından bahsetmişti: "Nihat geldikten 3 ay sonra, iyi veya kötü İspanyolca konuşmaya, demeç vermeye başladı. Ancak Rüştü'de bunları göremedik. Katalanlar bu konuda oldukça milliyetçidir; Rüştü'nün Katalanca ve İspanyolca konuşmaması onun adına en büyük eksi oldu". Ajax oyuncularının not ortalamaları belirli bir seviyenin altına düştüğünde, o oyuncuları tesislere yolluyor ders çalışmaları için. Antrenmana çıkamıyorlar notlarını düzeltene kadar. Futbolcu integral almasın; ancak temel matematik-fen eğitimi analitik düşünme yetisinin gelişmesinde çok önemlidir. Bunları vermediğimiz insanlardan, oraya gidip yeni bir kültüre, yeni bir dile adapte olmalarını beklemek yanlış olur. Zaten yabancılarında bakışının temelinde bu var.Tugay bana göre ciddi bir istisnadır; yapımız itibari ile Akdeniz ülkelerine adaptasyonumuz daha kolaydır. Onun bunu İngiltere de başarmış olması, hayata bakışının da farklı olduğunu gösterir.
Bir de konuyu bence Arda üzerinden değerlendirmek yanlış olur; zira yabancıların bakışı ne olursa olsun, Arda'nın yeteneğini göremeyecek kadar kör değiller.

goldenaxe dedi ki...

İlk yorumum bloguna abi, güzel gidiyorsun tebrik ederim öncelikle...

Arda'nın pasaport diyerek vurgulamak istediği şey ile anlatmak istedikleri tam birbirine oturmadı bana kalırsa.

Türk futbolcusu Avrupa'da markalaşamadı. Başarıyla ülkemizi temsil eden oyuncu sayısı çok fazla değil. (Nihat-Tugay örneği Litmanen ile örtüşebilir) (1)

Hali hazırda Felliani'ye 10küsür € verildi, M.Topal'ın daha fazla ederi olduğu herkesçe kabul edilse de kimse 10M € üzeri bir teklif beklemez Topal için. Aynı şey ARDA içinde geçerli. Hırvat yıldız 30M € ederken, Türk yıldıza o parayı vermezler; çünkü geçmişte yurtdışında Avrupa'da başarılı olmuş Türk futbolcusu yok (bknz 1).
Genç potansiyellere milyon €'lar veriyor yabancı klüpler, ama hiç bir potansiyeli olan Türk futbolcuya (Arda potansiyeli olan sınıfından yıldız sınıfına geçmiştir) öyle büyük paralar vermezler (Sercan'a 10M € teklif geliyor olması hayaldir).

Önemli olan büyük takım-küçük takım kıyası değil Avrupa'da oynamak için. Şu an Tuncay ülkesi adına çok olumlu işler yapıyor bana kalırsa. Marka değeri böyle oluşur. Başarılı olursun, adın büyür, klubün büyür.

Arda, GGönül, MTopal gibi oyuncuların var olduğu bu dönem ile birlikte yurt dışına BONSERVİSle oyuncu göndermeye başladığımız vakit (başarılı olmaları koşuluyla) scoutlarTürkiye'yi futbolcu tarlası gibi görecektir ve Arda'nın bahsettiği pasaport ile çoğu lige VIP kapısından giriş yapmaya başlayacağız :)

Ahmet dedi ki...

Ersin bey, Arda'nın söylediklerine bir bakımdan katılmamak elde değil. Örneğin yorumunuzda liverpool'daki slovak, macar, sırp futbolculardan bahsetmişsiniz. Bu cumhuriyetlerin vatandaşları premier ligde vize vs sıkıntısı çekmeden ve yabancı kontenjanlarını doldurmadan ab statüsünde oynayabiliyorlar. Fakat bugün arda bir premier lig kulübüne gittiği vakit yabancı kontenjanında 1 kişilik yer azalacak, ki bu da takımların türk topçuları alırken 2 kere düşünmelerine sebebiyet veriyor. Bu arada blogunuzu severek takip ediyorum ve salı akşamlar 'gol' programını izlemeye çalışıyorum. Çağdaş bir televizyoncusunuz. Başarılarınızın devamı dileğiyle, saygılar.

Adsız dedi ki...

Lige baktığınızda bile aradaki farkı görmeniz basit. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş dışında kaliteli oynuyor diyebileceğiniz kaç ekip var? Trabzonspor bile dahil değil, Sivasspor da. Takımlar arasındaki puan farkları giderek açılacak. Koyun süperlig'deki takımlardan birini premier lige, la liga'ya ayakta kalabiliyorlar mı acaba. Örneği verilen oyuncular da hiç bir zaman çok büyük kulüplerde oynamamışlardır. Amaç illa avrupa'ya gitmekse herhangi bir takıma da rahatlıkla gidebilir yoksa Arda. Sanki Arda'nın türk olmanın yenik başlamak anlamına geldiğini ima ettiğini anlatmış gibisiniz , olay Türk futbolunun kalitesidir.

Erdinç İyikul dedi ki...

İyi futbolcu her yerde oynar ve talep görür. Geçen Hasan Şaş'ı dinledik TV'de. Zamanında Liverpool beni istedi ama verilen parayı az buldum, gitmedim diyor. Arda'da eğer böyle bir beklenti içindeyse daha çok bekler.

Ülkemizde Cihan Haspolatlar, Orhan Aklar ve Mustafa Keçeliler hak ettiklerinin kat ve kat fazlasını kazanırken, tabii ki hiçbir yere gitmek istemez.

Birçok isim istese, kendine Avrupa'da rahatlıkla takım bulur.Bugun Mısır'dan, İran'dan ve kara kıta Afrika'dan çıkan yıldızları gördükten sonra pasaport mevzularına hiç katılmıyorum. Tv'nin bile doğru düzgün olmadığı dönemlerde Can Bartu ve Metin Oktay gitmedi mi Avrupa'daki büyük liglere?

Günümüzde bilgiye ulaşmak bu kadar kolaylaşmışken, pasaport falan hikaye.

jairzinho dedi ki...

aslında aşağılık kompleksi avrupaya karşı 300 yıldan beri devam ediyor.ardanın bu açıklamaları bilinç altına yerleşmiş olan bu aşağılık kompleksinden kaynaklanıyor.ne diyor arda:avrupanın devlerinde oynamak istiyorum ama almıyorlar...
o zaman şu soru sorulur.türkiye asya mı?galatasaray küçük takımmı?yıllardır bu avrupaya gitmek istiyorum edebiyatı yapar futbolcular.bu kendi ülkesini ve takımını küçümsemektir.bana göre.yada kendini küçük görmektir.dünyanın hiçbir yerinde herhalde bu kadar avrupada oynamaya can atan oraya gidince kendini ispatlamış sayan başka ülke vatandaşı yoktur sanırım.yıllardır bu avrupaya gitme edebiyatı hiç bitmez.yani mesela premier lige şans meleği geliptemi büyük oldu.yada manu kendiliğinden mi dev oldu.bir planlamanın sonucunda büyüdüler.ama kimse çıkıp demiyorki bizde büyük lig olucağız yada dev takım olacağız demiyor.ve bunun planlarını yapmıyor.yani uzakta büyük bir lig var ve büyük bir takım var bende oraya dahil olacağım görüşü hakim.onun yerine kendi takımında büyü yada kendi liginde oynayarak kendi ligini yücelt.bu aşağılık kompleksi devam ederse ingiltere her zaman büyük ve gidilmesi gereken bir yer türkiye ise küçük ve kaçılması gereken bir yer olarak kalacaktır.haliyle(cem dizdarın deyimi) büyük gördüğün tarafta seni aşağılamakta bir beis görmez.çünkü kendini küçük görüyorsun.birde şu varki kendi ligini ve takımını küçük görmene rağmen(bilinçaltı)milyon avrolar kazanıyorsun.türkiyeden gönül isterki yıldız bir oyuncunun avrupanın devlerine gitmek istiyormusun sorusuna şu cevabı versin.türkiye neresi!? galatasaray küçük takımmı?ben galatasaray ile ş.ligi ni kazanmak istiyorum.ve türk izleyicisine iyi maçlar izlettirmek istiyorum.diyebilsin.(futbol görsel bir oyun!yani avrupaya gittiğin zaman bir yeri fethetmiş olmazsın)
bu kendine güvendir.kendine saygıdır.o zaman avrupanın ''dev'' takımları senin ayağına gelir.ama beni devler almıyor diye ''ağlarsan'' avrupanın devleride burun kıvırırlar.birde şu varki arda mesela barcaya gidince herkes alkışlayacak.neden alkışlasın?ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum.sen alisamiyende türkiyenin her yerinde ardayı canlı izleme olayından mahrum kalıyorsun ve buna seviniyorsun?yok ben izlemeyeyim barcalı seyirciler izlesin mi diyorsun yani?avrupada bizi temsil edecek edebiyatını bırakmak lazım.biz bazı şeyleri çok büyütüyoruz.avrupayıda dev aynasında görüyoruz.dediğim gibi futbol görsel bir oyun(başka birşey yüklemek saçma geliyor bana)sinema gibi izlersin.heyecanlı ise ne ala.değilse kötü bir film izlemiş olursun.onun için arda gibi yetenekli oyuncuları izlemek türk futbolseverlerin öncelikle hakkı.çünkü arda türkiyede yetişti.buraya borcu var.türkiyede yetişen iyi bir doktorun sonra amerikaya hizmet vermesi hoş değilse buda hoş değil.ama şu olsa anlayışla karşılanır:hırvat bir oyuncu çok yetenekli ama maddi anlamda o yeteneklerinin değerini ülkesinde alamıyordur.oda o zaman başka yerlere gider.ama türkiyede arda ve benzeri yetenekler maddi ve manevi değer görüyor.bunun karşılığında da keyifli maçlar izlettiriyor.hırvat bir oyuncu gibi 50bin 100 bin avroya oynamıyor.
özetle biz kendimize değer vermezsek başkaları hiç vermeyecektir.yada kendi takımını kendi ülkesini küçük görenleri başkalarıda küçümseyecektir.ardanın avrupaya gidip tvden izleyeceğimize staddan izlemek bana daha mantıklı geliyor.
futbol görsel bir oyun!avrupada oynamak istiyorum teraneside bırakmak lazım.ülkende sana maddi manevi anlamda saygı ve değer verilmez o zaman böyle şeyler dersin.bunun dışındaki avrupada oynamak istiyorum söylemleri aşağılık kompleksinden başka birşey değildir.

Bypass Ratio dedi ki...

Ersin sana katılıyorum.
Bir sürü ülkeden bir sürü topçu Avrupa'da büyük takımlarda (ManU, Barca, Arsenal vs) oynarken Arda oynayamıyorsa bence Arda'da birşeyler eksiktir ve o da pasaport değildir. Eğer Arda büyük takımlar için yeterince iyi olsa o büyük takımlar pasaporta filan bakmaz, bonservisi bastırır alır.
Arda ülkemizdeki en iyi futbolcudur ama laklak yapacağına işine baksın.
Şunu da söyleyeyim sanki Arda çok çok abartılıyor gibi. Yorumlara bakılacak olursa Messi ile eşitlendi.

hagibaba dedi ki...

Kısaca Arda sonuna kadar haklı
bırakın futbol oynamayı gezmek için vize çıkartana kadar bile canımız çıkıyor

Erk dedi ki...

Ersin Düzen bence de haklı... Güzel ve cesur bir yazı olmuş bunun için tebrik ediyorum... Avrupa takımları bizden pek transfer yapmıyor bu bir gerçek ama bunu sebebi bence farklı...Herkes özellikle işlerinde profesyonel olan işini bilen pek fazla sorunu olmayan uyumlu kişiler ile çalışmayı ister, isteriz. Bu hayatın her dalı için geçerli birşey...Büyük kulüplerde haklı olarak transferlerinde genellikle başarılı sonuçlar aldıkları yolu seçiyorlar...Transfer tarihinde yurt dışına ilk transferi yapan ülkelerin başında "Yugoslav Ekolu" geliyor.Avrupa nın bir çok liginde Sırp, Hırvat, Boşnak hatta hatta Makedonyalı futbolcu bile var..Bu liglere bizim TSL de dahil.Neden bu böyle diye düşündüğümüzde bu futbolcular ister Ş.Ligi olsun ister Avrupa'nın Top 5 ligi olsun hangi maç olduğu farketmeden sanki o takımın 10 yıllık futbolcuları gibi rahat bir şekilde oynamaları. Ayrıca kültür uyuşmazlığı ve uyum problemi gibi sorunları da çok nadir yaşıyorlar...Aynı zamanda bizim background umuzda iyi değil Avrupa ya giden futbolcularımızda (Tugay, Nihat dışında) başarılı olamadılar..Ayrıca bir örnek vermek istiyorum; Berbotov ilk Leverkusen de kendini ciddi anlamda gösteridi ve burda aşama kaydedip P.Lige transfer oldu Tottendam da Keane ile iyi bir ikili oluşturdu ve kendini her alanda geliştirerek Man U' ya transfer oldu bunun gibi bir çok örnek de verbiliriz. Arda gibi genç bir futbolcu niye bunu söyledi onu anlamadım 30-35 yaşına gelir Arda, niye yurt dışına gidemedim diye bir açıklama yapar nedeni yanlış bile olsa bu doğal karşılanabilir ama ben belki ileride Arsenal de Bayern'de oyanayacak...O zaman bizde sorarız hani pasaporttu sorun diye... Yazı da dediğiniz gibi "zihniyet problemi" özetliyor bu durumu... Artık koşsaydım "Real Madrid'de oynardım", "Türk olduğum için beni almadılar", tarzı açıklamalar geçmişte kalmalı..Arda'ya Arsene Wenger'in bir sözünü hatırlatalım: Kendisine yapılan Arsenal'da "hiç İngiliz oyuncu yok" eleştirisine; "Kusura bakmayın futbolcularımı alırken ve oynatırken pasaportlarına bakmıyorum" demişti.

Adsız dedi ki...

ersin abi iyi yazmissin da seninde anlamadigin nokta su kendin de soruna cevap vermissin aslinda yazina,türk pasaportu sorunu var dogru avrupada yasayan biri olarak bunu hep dile getirdik,arda büyük takimlara gidemiyoruz dedi sen örnek olarak tugay,nihat diyorsun sence bunlarin gittigi takimlar ne kadar büyük bi bu acidan bakarsan ardanin nedemek istedigini daha iyi anlarsinniz,birde türkiyede ysayan bi insan bu pasaport sorununu disarda yasamadan bilemez,arda hakli bu konudaa bencee...

bozzio levin stevens dedi ki...

burda atıp tutanlar hiç yurtdışına çıkmamış insanlar sanırım. türklerin daha avrupa birliği'ne yeni giren kıçıkırık doğu bloku ülkelerinin pasaport kontrolünde bile vasıfsız memurlar tarafından nasıl ezildiklerini bilmiyorlar heralde? ersin düzen de bilmiyor sanırım. tabi bu daha çok statüyle ilgili bir şey. kendi ülkenizde saygın bir konumunuz, mesleğiniz maddi durumunuz vesaire varsa kimse size pasaport kontrolünde saçma sapan sorular sormaz ama bir de öğrenci adamın veya sadece gezmek isteyen normal vatandaşın halini düşünün mesela? abd vatandaşı olup da işsiz olan sokaklarda yatan adama yapılmayan muameleyle karşılaşırsınız. türk pasaportuna sahip olmak malesef dezavantajdır, konu ve mekan ne olursa olsun. bu vize/pasaport örneği de en çekirdek meseledir zaten. bir çok şeyi özetler. şahsen arda'nın transferinin bu pasaport mevhumuyla alakası olmadığını düşünüyorum ama burda öyle bir anlatılıyor ki sanki türk pasaportuna sahip olmak avantaj gibi.. yok öyle bir şey.

Dem Coetzee dedi ki...

Arda herşeyi halletti bir Fatih Terimliği kalmıştı, bırak sen bunları ya bunları Tugay,Tuncay,Emre anlatsın sen işine bak kaptanım diye her konuda fikir beyan etmene gerek yok.Oyna oyununu biz de seni futbolunla hatırlayalım.

Sabo dedi ki...

Arda'ya teklif mi gelmedi yoksa sen mi uyuyordun?

Adsız dedi ki...

Avrupad yasayan biri olarak bozzio levin stevens e souna kadar katiliyorum,elinize pasaportu alin bi yurt disina cikin o zaman anlarsiniz arda nedemek istiyor,bilmeden anlamadan konusmyin tanzanyadan gelen admlara polis güleren tük pasaporu görünce rengi deigisiyor olmadik zorluk heryerde karsina cikiyorr siz buralarda yasamadan bilemezzsiniz...arda sonuna kadar hakli...

dogan pamuk dedi ki...

arda nın yakındığı nokta farklı bence. ama yazılanlardan farklı şeyler anlaşılabilir. bence hem arda hem de sen haklısın biraz.
arda haklı çünkü türk futbolcusuna yabancı statüsünden dolayı büyük klüpler çok ilgi göstermiyor bu bir gerçek. ilgi gösterseler de bizce yetenekli olnalara bile yüksek para vermiyorlar. burda da sen haklısın biraz abi. çünkü neden vermiyorlar. belki rijkaard gibi türk oyunusunu tanıyorlar. herşey biraz varken aynı zamanda hiçbişey tam değil. bu da futbolcusundan teknik direktörüne tüm türk futbolunun kafa yorması gereken durumdur.
turnuvalarda yarı finaller, çeyrek finaller yaptık ama niye hakan şükür(o da kısa süre dayanabildi) hariç en büyüklere oyuncu gönderemiyoruz asıl mesele bu. bence yetenek eksikliğinden hiç değil.

mondo trasho dedi ki...

çok ezbere konuşmuşsunuz bence. arda'nın sözeri kompleksle ilgili falan değil. hele şu 80'ler klişesini kullanmanız iyice talihsiz bir yaklaşım. arda'nın fikrinin doğruluğu nihat ve tuncay ile çürütülemez. zira arda bu iki oyuncudan farklı bir mücevherdir. "hele hele" alttan alta art niyetinizini sızıntısı olan "palavra" şeklindeki yaklaşımınız olaya hangi açıdan baktığınızı, asıl temayülünüzü maalesef gözler önüne seriyor. bence arda'nın açıklaması değil, sizin yaklaşımınız klişe ve sığ.

Hakan dedi ki...

Arda çıkmaz için ,arda şaşkın , belkide yaptığı hatanın farkına zeki olduğu için erken varmaya başladı ,dün gazetelerde boy boy arda nın yerde yenilmiş fotoğrafı vardı ,sanki suç arda da ama aslında arda da sen gsaray ile profesyonelce değilde amatörce anlaşma yapar karın tokluğuna futbol oynarsan ,medya nın iltifatlarının anlık olduğunun farkına varmazsan , sen barcelona da milan da oynarım sanırsan böyle büyük hayal kırıklıkları dolar taşar yüreğin be arda cım ,sonra da elin ukraynalı stoperi 25 milyon euro ya nasıl barca ya transfer oldu diye kızarsın böyle kuru milliyetçilikle etrafa , bak arda pasaportuna iyi bak , tam 40 yıl önce o pasapotlu bi türk oyuncu italya ya transfer oldu , ve italya nın en iyi giyinen futbolcusu seçildi ,ama pardon sen lahmacunm nerde ,seddem yerde bir kültürden geliyordun değil mi ,bence sen önce fbahçe ye transfer ol , biraz karizmatik ,profesyonel olmayı öğren ,imaj yap yani ,seni fiorentina ya yollarız , üzme kendini .