8 Ağustos 2009 Cumartesi

TORONTO : 1 - REAL MADRID : 5


Haberi MARCA saatler önce vermişti. Kaka ve Ronaldo ilk kez beraber oynayacaktı. Xabi Alonso ve Robben yedek bekleyecekti. Albiol ilk kez formasına kavuşacaktı. Kalede Casillas , savunmada Drenthe , Metzelder , Albiol , Arbeloa ortada Guti ve Lass önlerinde Kaka ilerdeyse Ronaldo , Benzema ve Raul onbiriyle başladı Pellegrini. Öyle görünüyor ki ideal kadroda Guti'nin yerini Xabi Alonso alacak , muhtemelen savunmada göbeği Albiol ve Pepe'ye bırakacak. ( cezası bitene kadar Metzelder idare eder ) Sağ bek Ramos , sol bek uyum sağlarsa Arbeloa , yoksa Marcelo'ya teslim. Drenthe'nin hazırlık maçlarında aldığı süre ve formu da unutulmamalı. Bu durumda benim kafama takılan sadece Robben. Raul'u kesmesi şu an bence çok zor. Vefadan değil , formundan oynatıldığını attığı gollerle ispat ediyor. Raul'u kimseye değişmem de , Robben gibi yetenekli birinin de yedek kalacak olması benim içimi biraz acıtıyor. Pellegrini'nin işi gerçekten çok zor olacak. Maça gelince... Açıkçası youtube'da çamurlu bir görüntü izlemekten farkı yoktu. Yayın rezaletti. Real Madrid lige kadar ne kadar maç yaparsa o kadar iyi olur. Benim bildiğim 4 tane daha var. En ciddi sınavı 19'unda B.Dortmund ve 25 Ağustos'ta Milan'a karşı verecekler. Ligi başlamış takımlarla oynayacaklar.

Toronto maçı gösterdi ki , orta sahada baskı olmayınca savunma aksıyor. Burda Lass ve Alonso'nun yanı sıra asıl iş Kaka ve Ronaldo'ya düşüyor. United'da Ferguson Ronaldo'yu takım oyuncusu yapıp beke yardıma bile getiriyordu. Milan'da hamal Gattuso , Pirlo , Seedorf veya Ambrosini'ydi. Raul ilerleyen yaşına rağmen çaba gösteriyor , ama defansif katkısı yeterli değil. Benzema sadece bir stoperden diğerine koşup 30 saniyelik pres yapıyor. Toronto gibi gücü belli bir takım bile bir çok kez elini kolunu sallaya sallaya Real'in ceza alanına geldi. Az çok yetenekli olsalar skor farklı olabilirdi. Atılan 5 gol ne derseniz kimseyi aldatmasın. Topa ayağını , kafasını uzatan kimse yoktu. Daha doğrusu savunma oyuncusu denebilecek vatandaş yoktu rakipte. Amacım Real'e sallamak değil , aksine en kötü günlerinde bile 'REAList' oldum hep. Bir de şu var...PES oynarken Ronaldo , Kaka , Alonso transferleriyle rahat şampiyon olurum turnuvada. Ama gerçek futbolda bunu şu an için başarmak mümkün değil. 20 kez Barça ile oynasalar 15 yenilgi , 3 beraberlik , 2 galibiyet alırlar. Bu kadar kesin konuşuyorum. Başkanından , masörüne kadar herşeyi değişen bir takımdan inanılmaz pozitif bir değişim beklemek biraz vicdansızlık olur. Zaman Real'in ilacı olacak. Özellikle gelecek yılı merakla bekliyorum.

Bir kaç cümle de yayından söz etmek istiyorum. Siz televizyonda ne görüyorsanız biz de maçları anlatırken aynı yayını izliyoruz. Aradaki fark ya sizin ekranın ya da bizim ekranın büyüklüğüdür. Bu yüzden futbolcu isimlerinin zaman zaman karıştırılması , hakemin verdiği kararlarla ilgili tereddütler yaşanması çok da büyütülecek hatalar değil bence. Çünkü stadın içinde olup , maçı çıplak gözle takip edebilmek bambaşka bir anlatım çıkartır ortaya. Ordaki tereddütler veya fahiş hatalar size zarar verebilir. Her insan hata yapabilir. Bu da gayet doğaldır. Ben de bir çok maçta veya programda hata yapmışımdır. Gelecekte istemeden de olsa devam edecektir. Ancak takımlar ve futbolcular hakkında bilgi verirken göz göre göre yanlışlar yapmak canımı sıkıyor benim. Örneğin Real Madrid'in Juventus'la oynadığını boş geçip Toronto'nun en ciddi rakip olduğunu söylemek gibi. Örneğin Ronaldo'nun Bernabeu'da Quito'ya penaltıdan attığı golü yok sayıp Portekizli'nin ilk kez Real Madrid formasıyla gol attığını haykırmak gibi. Örneğin Alonso'nun Toronto'ya gidip gitmediğini bilmemek gibi. Ya da devre arasında kaleye geçen Dudek'i görüp hala Casillas demek gibi.

Ve asıl önemlisi bence şu: Akşam Almanya Ligi başladı. Yayıncı kuruluş bildiğiniz gibi TRT. Beşiktaş maçının devre arasında TRT 1'i açtım. Baktım yok. Sonra TRT 3'te yakaladım. Son şampiyon Wolfsburg , Stuttgart ile oynuyordu. Devre bitene kadar izledim sonra bizim lige geçtim. Maçı Wolfsburg 2-0 kazandı bu arada. Az önce Toronto-Real Madrid maçının devre arasında TRT'de spor haberleri başladı. Meslektaşımız Semahat Özdoğan Arslaner'in sunumuyla ekrana geldi. Malum gece 3:20'de canlı yayın olmasını zaten beklemiyorum. Ama bültenin içinde Bundesliga'da haftanın programı veriliyorsa , maçlar TRT'de deniyorsa ve Wolfsburg-Stuttgart maçı es geçiliyorsa sıkıntı var demektir. Bu akşam oynanan maçın özet görüntülerini yayıncı kuruluşta görmek sanırım hem benim hem de tüm futbolseverlerin hakkı...Bilmem haksız mıyım ?

GOLLER :Raul 12’ ve 25’ Ronaldo 17’ Benzema 65’ Robben 85’

4 yorum:

turuncan dedi ki...

bu arada yayın konusunda söylediklerinizde sonuna kadar haklısınız.

Burak Şahin dedi ki...

Öncelikle trt yayın akışı ile ilgili söylediklerinize sonuna kadar katılmama rağmen sanırım şu gerçeğide göz ardı etmemek gereki.

Ülkemizde diziler milli maçlardan dahaazla seyrediir durumda. Olimpiyatların bile trt2 veya 3 de canlı yayınlandığını var sayarsak "bizim olmayan bir lig" ki çok iyi maçtı. Diziler kadar izlenmmemesi gayet normal.

Lig açılışı da gayet güzeldi. Özellkle boş olimpiyat stadında oynanan BJK İBB macı düşünülünce

Bu arada sizi bloglar aleminde görmek de bizler için büyük bir keyif. Selamlar

TakeBackTheCity dedi ki...

sayın ersin düzen, güntekin abi barçalı mı yoksa reallimi acayip merak içerisindeyim aydınlatırsan sevinirim.

Ersin Düzen dedi ki...

atletico madrid :)