28 Ağustos 2009 Cuma

ENKE VE DİĞERLERİ


Enke'nin bu halini muhtemelen hatırlamayan yoktur. 2003-2004 sezonunda Fenerbahçe ilk maçında İstanbulspor'a mağlup olmuş ve taraftarı önünde 3 gol yemişti. Daum'un apar topar getirdiği Enke , sadece 13 gün takımda kalabilmiş ve sözleşmesi fesh edilmişti. Fenerbahçe tarihine en az lig maçı oynayan yabancı olarak geçen Enke , daha sonra İspanya 2. liginin yolunu tutarak Tenerife'de forma giymişti. Bir sonraki sezon ülkesine döndü ve Hannover'de oynamaya başladı. Önce yedek bekledi. Sonra birinci kaleci oldu. Harikalar yarattığı Almanya'da yılın kalecisi seçildi. O dönem 2 yaşındaki kızını kaybetti. Bir yandan acıyla yaşamayı öğrenirken , bir yandan da işini yapmaya çalıştı. Taraftarın ve takımın sevgilisi oldu. Kaptan seçildi. Sonra Löw O'nu milli takıma çağırdı. Yine yedek kulübesindeydi. Bir gün şans ona doğdu , 2007'de ilk kez 'A' milli oldu. Ve Andreas Köpke Löw'le beraber aldıkları kararla Almanya Milli Takımı'nın bir numaralı kalecisinin Robert Enke olduğunu açıkladı. Fenerbahçe'den bir maçla gönderilen Enke , Beşiktaş'ta beğenilmeyen ve şimdilerde Marsilya'nın ilk onbirinde sahaya çıkan Cisse , Dünya Kupası kaldıran ve neredeyse tekme tokat kovulan Kleberson , takımda dışlanıp küstürülen ama sonra İngiltere'de gol kralı olan Anelka , üç kuruş maaşı verilmeyip kuş misali yuvadan uçan ama şimdilerde 90 milyon euro bedel biçilen Ribery ve daha niceleri...

O günleri düşünün ve bu futbolcularla ilgili yapılan eleştirileri bir kez daha hatırlayın. Roberto Carlos , Ferrari , Lugano , Bobo , Baros , Nonda , Andre Santos , Kewell , Güiza için söylenenlerle kıyaslanınca ortada hiç bir fark yok. Tıpkı Löw , Del Bosque , Gerets , Aragones , Tigana , Feldkamp , Hiddink , Lucescu örneklerinde olduğu gibi. Peki bunların hepsi mi tukaka yoksa bizde bir sıkıntı mı var ?!

7 yorum:

Cherubim dedi ki...

Sıkıntıdan çok daha fazlası var. Dişini göstermekten hoşlanıyor herkes, tatmin ediyor kendini. Tüm sıkıntılarını unutuyor. Yoksa bu ülke nasıl yürüyecek ki!

Adsız dedi ki...

Ribery konusunda oyuncunun ne kadar karakteriz yapıda olduğunda eklemek lazım

sokrates dedi ki...

antrenörlerinde bunda katkısının çok fazla olduğunu söylemek gerekir.... klebersonu çoğu zaman ön liberoya çeken zihniyeti,del bosque 1 ay daha sabretmeyen şahısları ,riberyi fener maçında izleyip de hala onun parasını ödemeyen yönetimi,geretsin değerini anlamayanları, her teknik direktör değişiminde daum ve lucescu adını gündeme getirenleri, ertem şenere golun zevkini yaşatmayanları,ve tabata ya 8 milyon verenleri hem de hepsini esefle KINIYORUM...

ms139 dedi ki...

tabi bi açıdan da ribery olayı türkiyedeki yönetimlere bi ders oldu (pahalı bi ders tabi)
o olaydan sonra artık oyuncuların paraları(sadece yabancılarınki tabiki , nede olsa türkler bizim çocuklar) günü gününe ödenmeye başladı.

Maximus dedi ki...

Enke Geldiğinde Volkan ve Recep'in yedek olduğunu belirteyim. Enke'yi taraftar baskısı ile yollamasalar Volkan belki şu seviyede olmazdı.

Fenerbahçe yıllardır Türk kaleciler ile oynuyor. Enke gibi Daum torpillisi bi kaleciye gerek yoktu.

Adsız dedi ki...

Anelka'nın geldiği günden beri Premier League'e döneceğinin bilindiğini ve kendisinden Fenerbahçe'nin hatırı sayılır derecede kar ettiğini hatırlatalım.O yüzden kendisinin ayrı bir kefeye konulması şart.Ha Daum tarafından yedek bırakılmasa daha geç de gidebilirdi,yedek kalması sadece süreci hızlandırdı diyebiliriz.

wjker1982 dedi ki...

ersin duzen

digerlerini bilmem ama kleberson beni cileden cikartiyordu maclarda

bence bank asya topcusu kleberson

isterse france football yilin oyuncusu secsin

brezilya milli takimi altin semer olmus ona