15 Ekim 2009 Perşembe

SİYASET FUTBOLUN ÜSTÜNDE VE ARADA YASTIK YOK


Milliyetçi Rüştü, milliyetçi Arda ve Stoksiti’li Tuncay’ın basın toplantısını izlemeyenler için özettir; Ermenistan protokolü hatırlatıldığında topa girmediler oyuncularımız. ‘Siyaset değil bizim işimiz’ dediler; haklı idiler. Yeni hocanın milliyeti ile ilgili çoktan seçmeli soruda ise Arda demarke oluverdi, ‘Milliyetçi bir Türk’üm, Türk hoca tercihimdir’ dedi; öyle olduğunu öğrenmese idim pıleyoftan çıkması halinde Bosna-Hersek’e geçici vatandaş önerecektim. Arda Turanoviç mesela,’Balkan açılımı’ kapsamında.
Ben en çok Arda, Gönlümüzün Gökhanı, kartal görünümlü Nuri Şahin ve İsmail Köybaşı için üzülüyorum dünya kupasızlığımıza çünkü. Yokuz diye izlemeyecek değiliz.
Bu gençler, Güney Afrika’da vitrin yapacaklardı ama. Biz kendileri için üzüleduralım Arda kardeşimiz içimizde milli takımın avut olmasına sevinenler olduğunu buyurmasın mı. Buyrun buradan yakın. Şerefli yenilgiler, makul hezimetler döneminde biz milli takımımızı daha çok sever idik. Tek suçlusu endüstriyel futbol değildir. Yenilgiyi kabullenememek kisvesi altında tribüne medyaya hareket çekip posta koymayı şiar ve piar edinen milli kahramanlarımız yoktu o zamanlar, meseleye buradan bakılsın.
Irkçılık futbolun en büyük tehdidi. Futbolun evrensel bütünlüğüne gölge düşürmeden, fazla konuşmadan ‘profesyonel profesyonel takılsın hayatına tatlı tatlı ...’
Yeteneklerine rağmen Türkiye’de kalıp dünyayı kendinden mahrum edecek olmasından korkarım. Reklamdaki Ardila’nın hayaliyle oynamasın. Yolu bahtı açık, gözleri hep ışıklı olsun; söz türksel ligiyse sükût la liga’dır, lütfen bunu unutmasın. Yıllar önceden ‘Ben sosyalistim abiciğim’ diyen eski Fenerli Kemalettin’i andım şimdi ben; kulakları çınlasın. Vur şerefe kardeşim, yarasın. Kederden içelim bu sefer, sarhoş olup çıkışa paparazzi çağıralım; çift kale maç yaparız. Sen Lugano olursun ben Zago, çaktırmadan çakarız!

***

Biz Güney Afrika’ya gidemiyoruz ama oradan eski bir dost bize geliyormuş. Bak şu fani ve küçük dünyaya. Muhsin Ertuğral yani Sivas’ın yeni askerinin yardımcısı Kartal’ın karaoğlanlarından Fani Madida... Ah o güzel günler ‘Müjde müjde size Madida’dan müjde size.’ Beyaz forma siyah şort göğüste ‘Beko’ günleri. Mustafa Hocam var mı önleminiz, yaklaşıyor Emil Jeko günleri. Başınızı yakar benden söylemesi. Güz gelende türksel ligi dizimizde ‘yaprak dökümü’ başlar ne de olsa. ‘Adanalı’nın reytinki düştü. Görevi süresince şık durmadığı zamanlar oldu ama Fatih Terim şık gitti; içimden bir ses ‘Laşantemi kan-taaa-re Donadoni man-taaa-re’ şarkısı eşliğinde Fatih hocaya Napoli yolu göründü diyor. Her nereye giderse gitsin şu hepimizi ürküten egosunu Bodrum’daki yatında nadasa bırakıp gitsin dilerim. Başarısızlığı üstlenip istifa ederek birilerinin kulaklarını çınlattığı için de kendi payıma teşekkür ederim. Bizimkinin Tigana ve kürdanına verdiği kadar kazanıyor diye amma doladıydık dilimize adamı; âleme vermeye gelince şapır şupur bize gelince Hakan Şükür. Yok öyle. Fatih Terim eğer İtalya’ya gider de Morinyo’ya rakip olursa âleme delikanlı neymiş göstersin, Korleone ruhu canlansın, kendisine benim yerime ‘Zzzt Erenköy’ yaparsa Inter maçı öncesi, bir ‘anti-Morinyocu’ olarak mesut olacağımı biliniz. Bu yaşına kadar 'Nerelisin?' sorusuna ‘Beşiktaşlı’ demeyi tercih etmiş olan mantar hemşerisinin özel ricasıdır. Terim’den boşalan koltuğa Sağlam pek yakıştırılacaktır. Siyasi futbol devreye girerse milliyetçi muhafazakârlaştırılan yalnız ve güzel ülkeme Ertuğrul yakışacaktır. Hazır Yurgen Röber takım arıyorken; o da Bursa’ya geçer işte; bu da teknik direktör rotasyonu. Benim milli takımlar için adayım Metin-Ali-Feyyaz’dır. Rıdvan-Oğuz-Aykut da olur. Rıdvan Hoca çok özler O’nsuz yapamaz ise Güntekin Onay da yeni Levent Kızıl olabilir. Şahane. Uçe’yi Hök’ten, Tomas’ı Sonk’tan, Zago’yu Ronaldo’dan ayıran Mevlam sizi bizden ayırmasın. Amin.

***

Milli hüznümüzün hatırına iğneyi kendimize çuvaldızı Materazzi’ye, batırıp Arda’nın haklı serzenişine kulak vermeli; ‘Onlar kahraman mı vatan haini mi?’ Bu kadar skor kafalı olmasak ve karar versek artık; Tuncay üç maç üst üste iyi oynar Milan’la Çelsi’yle anılır; tersi olunca ‘Ancak Stoksiti gibi küçük takımda oynar zaten’ denir; Tuncay buna alınır Nihat için ‘kuru kahveci’ manşeti atacak kadar ileri gidilir, hangi vefalı vicdan sahibi insan buna hayran olur bayılır. Denizli kâh kurt hoca kâh şans küpüdür. Yabancı futbolcu milliyetçisiyiz aslında; Güiza, Tabata olunca adın, uyum sürecine muhtaç bir yabancısındır kredin çoktur, rahat. Serdar Özkan, Uğur Boral isen yoktur sana tahammül, bavulunu topla ve hazır ol. Bal yapanlar çiçeklere konarlar, bu ülkede çiçekler çiğnenir, ağaçlar ormanlar yakılır. Başta her kura dişimize göredir, kebaptır, çilek reçelidir. Sonu genelde kabak tadıdır. Dev aynamızı Çukurcuma’da satma zamanıdır. Küçük bir ayna yeter bize; aynanın sırrı vardır, gerçeği söyler bakana ve büyük bir futbol ülkesi olmadığımız sır değildir. Sonuçta takke düşer kel görünür; bu işte Fatih Tekke’nin ahı var mıdır, Trabzonlular hattini biliyor, milli takımımız bilmiyor haddini.

***

Cikuzu döndü; her şey yolunda mı uşağum , asfaltlandi mu Maçka yollari yoksa hâlâ mu taşlidur, nerde boynu bükük bir garip görsen bilesun ki Beşiktaşlidur. Bir şarkıyız memleketin dilinde; ‘Talihin elinde oyuncak olduk.’ Keşke adı adaylık için geçenlerin siyasi geçmişleri, çapraz yan bağları olmasa da futbol bilgisinden sual etmeyeceğimiz, futbolu dilenecek kadar seven, yazacak yorumlayacak kadar bilen bir başkan adayımız olsa ahh. Ahh Nihat ah, saçların tarumar gözlerinde nem, ateşe benzerdin Beşiktaş’a mı döndün. Orada mutluydun, burada değilsin. Sen İspanya’da el üstündeyken; el bilir yol bilir sorsan Martin Yol bilirdi değerini de biz bilmeyiz. Biz ki bıraktığın gibi değiliz be Nihatcım; Beşiktaş’a ‘yıldırım’ düştü; can ve mal kaybı, yürek yangını büyük. Dertleri biz zincir yaptık birbirine ekliyoruz. Bir karar aldık biz; temizlik yapacağız, ocağı bekliyoruz. Gülüyoruz ağlanacak başkanımıza, sen de gül biraz be Nihat, takma kafana, gol dediğin elinin artığı olsun, attıklarına sayarız. Hepimiz birer yıldızız, zamanı gelir kayarız.
Çocuklar izler, dilek tutarlar pencerelerinden, çoğu Messi, kalanı Kaka olur, bizim topçumuzu düşlemekse reklamlardaki Ardila’lara düşer ve biliriz ki hayat reklamdan ziyade futbola benzer. Çok laf ettim Fatih hocaya, inceden tırsıyorum; kader diyemem ki ben kendim ettim, şakayla karışık severim seni...

Feridun DÜZAĞAÇ / Radikal

10 yorum:

Ahmet dedi ki...

Abi niye böyle anlamayacağımız şekilde yazıyo ki Feridun DÜZAĞAÇ? Daha basit türkçe kullansa da biz sıradan ve basit insanlar her cümleye farklı farklı anlamlar yüklemek zorunda kalmasak? Eski, sıkıcı lise son edebiyat dersi günlerimizi hatırlamasak? Neyse, bu acizhane öneri bir yana, yazı güzel.

Ezgi dedi ki...

Özlemişim Feridun Düzağaç'ın futbol yazılarını. Umarım bu sefer çok daha uzun soluklu olur Radikal'deki yazarlığı.

Onun penceresinden futbola bakmak da şarkıları çok gibi güzel...

thesaint dedi ki...

mehmet demirkol da feridun düzağaç'ın zor okunduğu anlamında birşey söyledi bugün. ama (f.d.) hiç de anlaşılmayan cümleler kurmuyor ki. bilakis düz ve keyifsiz futbol dünyamıza azcık renk katıyor. ayrıca, lise edebiyat kitapları dışında kitap görmeyenlere de azcık edebiyat okutuyor.

onur dedi ki...

muthis bir yazi...cok guzel kisa ve net dokundurmalar...keske bu yaziyi skor yazarlarida okuyabilse...

yunus dedi ki...

@Ahmet
Gazeteni aç, orda herkesin anlayabileceği, basit yazılardan düzinelerce var.Bırak Feridun düzağaç böyle yazsın.Diğer yazıları basit-kendileri basit- insanlardan bi farkı olsun.

cello bello dedi ki...

uzun bir aranın ardından bu yazı şık oldu açıkçası.napoli de iyi olurdu terim için ama biraz geç kalındı sanki.

tarhana çorba dedi ki...

milliyetçilikten yakınmışta türkiyede milliyetçiliğin M si yok.tam tersi herkes herşey liberal.ardila milliyetçiyse kuru laf milliyetçisi olsa gerek.ağlıyordu beni avrupaya almıyorlar diye yakın zamanda.bu ne biçim milliyetçi yau.kendi milletine faydası dokunana milliyetçi denir ardila avrupa yollarına gitsin de orda milliyetçiliği öğrensin.bizde doktor yetişir ingiltereye gider ingilizlere hizmet eder.ondan sonra ben milliyetçiyim ayakları yapar.yok yau.

ikizdereli dedi ki...

arada yastığa luzum yok biz varız ne de olsa

M. Alper dedi ki...

Şahane bir yazı...

Bora ER dedi ki...

şaka maka adam futboldan falan baya anlıyomuş yahu :)